Novamat

Ortaokul dönemi, çocuğun ergenlik çağına geçtiği, bilişsel ve duygusal gelişimin hızlandığı bir evredir. Bu süreçte öğrenme ortamları hem akademik başarıyı hem de kişisel gelişimi destekleyecek biçimde yapılandırılmalıdır. OECD (2020) bu yaş grubunda duygusal dalgalanmalara, dikkat eksikliklerine ve öz denetim güçlüklerine daha sık rastlandığını belirtmektedir. Dolayısıyla öğretim programlarının esnek ve öğrenci merkezli olması önerilmektedir (Millî Eğitim Bakanlığı [MEB], 2022).

 

Öğrenme Süreçleri ve Öğrenci Merkezli Yaklaşımlar

Ortaokul düzeyindeki eğitimde öğrenci merkezli yöntemler ön plana çıkmaktadır. MEB (2022), yeni öğretim programlarında öğrencilerin aktif katılımını, yaparak-yaşayarak öğrenmelerini ve öğrenme sorumluluğunu paylaşmalarını hedeflemektedir. Derin öğrenmeyi destekleyen bu yaklaşım, öğrencilerin sorgulama, araştırma, analiz etme gibi üst düzey bilişsel becerilerini geliştirmeyi amaçlamaktadır (MEB, 2022). Öğrencilerin bireysel farklılıklarına duyarlı planlanan öğretim süreçlerinde grup çalışmaları, deneyler, proje çalışmaları ve gerçek yaşamla ilişkili içerikler öne çıkar (MEB, 2020). Böylece öğrenciler öğrenilen bilgiyi kendi yaşantısıyla ilişkilendirerek kalıcı öğrenme sağlar.

 

Dijital Eğitim Uygulamaları ve Teknoloji Entegrasyonu

Pandemiyle birlikte dijital eğitim tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hız kazanmıştır. MEB (2020), EBA sisteminin kullanıcı kapasitesinin 1 milyona çıkarıldığını ve dijital içeriklerin her branşa özel olarak geliştirildiğini rapor etmiştir. Ayrıca TRT-EBA TV kanallarıyla çevrimdışı erişimi olan öğrenciler için de destek sağlanmıştır.

Dijital teknolojilerle desteklenen ortaokul eğitimi; video, animasyon, etkileşimli alıştırmalar, dijital hikâye anlatımı gibi unsurlar sayesinde öğrencinin dikkatini çekmekte ve öğrenmeyi desteklemektedir (Sağlam, 2023). Bu süreçte öğretmenlerin dijital okuryazarlık becerilerinin gelişimi de büyük önem taşımaktadır (Metlilo & Yıldırım, 2021).

 

Ergenlik Dönemi ve Psikososyal Gelişim

Ortaokul çağındaki çocuklar ergenliğe giriş yaptıkları için duygusal ve sosyal değişimlerin yoğun yaşandığı bir dönemden geçerler. Bu süreçte birey, kimliğini keşfetmeye çalışırken akran ilişkileri, özgüven ve benlik algısı ön plana çıkar (Santrock, 2018). Ayrıca hormon düzeylerindeki değişim, gençlerin karar alma süreçlerinde zaman zaman dengesizlik yaratabilir.

OECD (2020), duygusal destek sunan ebeveyn ve öğretmenlerin, öğrencilerin okul başarısı ve psikolojik sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını belirtmektedir. Bu dönemde çocuklara karşı açık iletişim kurmak, duygu düzenlemelerine yardımcı olmak ve yapıcı geri bildirim vermek oldukça önemlidir (Sağlam, 2023).

 

Öğretim Yöntemleri ve Öğretmenin Rolü

Modern öğretim yaklaşımları ortaokul düzeyinde özellikle iş birlikli öğrenme, sorgulama temelli öğrenme, proje ve problem temelli öğretim modellerini vurgular (MEB, 2022). Öğretmen bu yaklaşımlarda sadece bilgi aktaran değil; rehberlik eden, ortamı tasarlayan ve öğrencileri yönlendiren bir uzmandır (Çetinkaya, 2020).

Çetinkaya (2020), öğretmenlerin eğitimde dijital araçları etkili kullanabilmeleri için hem teknik yeterliliğe hem de pedagojik yaklaşıma hâkim olmalarının önemli olduğunu vurgulamaktadır. Öğrencilerin aktif katılımını sağlayacak uygulamalar, özellikle dikkat süresi kısıtlı ortaokul çağındaki bireylerde daha başarılı sonuçlar vermektedir.

 

Veli-Öğretmen İş Birliği

Ortaokul eğitiminde ebeveynlerin okula ve öğretim süreçlerine katılımı, çocuğun motivasyonunu ve akademik başarısını doğrudan etkilemektedir. Aral, Kandır ve Yaşar (2000), aile katılımının çocuğun okul başarısı kadar sosyal uyumunu da olumlu etkilediğini belirtmiştir.

Çelik (2005) ise veli ile öğretmen arasındaki karşılıklı bilgilendirme sürecinin, çocuğun gelişim sürecine katkı sağladığını ifade etmektedir. Bununla birlikte Metlilo ve Yıldırım’ın (2021) araştırmasında, öğretmenlerin veli katılımına daha olumlu yaklaştıkları; ancak velilerin kendi katılım düzeylerini daha düşük algıladıkları tespit edilmiştir. Bu durum, okul-aile iletişiminin güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

 

Sonuç

Ortaokul eğitimi, öğrencinin bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini bütüncül olarak desteklemelidir. Teknolojik gelişmelerin sunduğu fırsatlarla birlikte öğrenci merkezli yaklaşımların uygulanması, ergenlik döneminin özelliklerinin dikkate alınması ve etkili bir okul-aile iş birliğinin sağlanması, öğrencinin eğitim sürecini olumlu yönde etkiler. Öğretmenler, rehberlik eden liderler olarak sürecin merkezinde yer alırken; veliler ise destekleyici ve iletişim odaklı bir rol üstlenmelidir.

 

KAYNAKÇA

Aral, N., Kandır, A., & Yaşar, M. C. (2000). Okul öncesi eğitimi ve aile katılımı. YA-PA Yayınları.

Çelik, V. (2005). Eğitimsel liderlik. Pegem Akademi.

Çetinkaya, Ş. (2020). Ortaokul öğretmenlerinin dijital öğretim yeterlilikleri. Eğitim Teknolojisi Kuram ve Uygulama, 10(2), 112–129. https://doi.org/10.17984/etku.757982 

Metlilo, N., & Yıldırım, M. C. (2021). Ortaokul düzeyinde okul-aile iş birliği algısı: Nitel bir araştırma. Eğitim ve Toplum Araştırmaları Dergisi, 8(2), 34–49.

Millî Eğitim Bakanlığı. (2020). Ortaokul Türkçe dersi öğretim programıhttps://mufredat.meb.gov.tr 

Millî Eğitim Bakanlığı. (2020). COVID-19 sürecinde Türkiye’de uzaktan eğitimhttps://www.meb.gov.tr 

Millî Eğitim Bakanlığı. (2022). 2023 Eğitim vizyonu kapsamında ortaöğretimde yenilikçi yaklaşımlarhttps://mufredat.meb.gov.tr 

OECD. (2020). Trends shaping education 2020. OECD Publishing. https://doi.org/10.1787/trends_edu-2020-en 

Sağlam, T. (2023). Ortaokulda dijitalleşme ve öğrenci etkileşimi. Eğitimde Dönüşüm Dergisi, 4(1), 55–68.

Santrock, J. W. (2018). Ergenlik psikolojisi (Çev. B. Onur). Nobel Yayıncılık.


Benzer Yazılar